Osmanlı öncesi
Ayasofya-i Kebir Camii
532–537 · Fatih / Sultanahmet
Mimarlık tarihinde pandantif sisteminin ilk tam uygulaması: 40 pencerelik bir halkanın üzerinde 'yüzen' yaklaşık 32 m çapında kubbe. Bizans mozaikleri, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin dev hat madalyonları ve Sinan'ın payandaları tek bir yapıda üst üste okunur; şema, Süleymaniye ve Selimiye'ye kadar her büyük Osmanlı camisini biçimlendirmiştir.
- Kubbe
- 31,87 m
- Yükseklik
- 55,6 m
- Minare
- 4
- Yapım
- 532–537
- Mimar
- Tralleisli Anthemius ve Miletoslu Isidoros
- Banisi
- I. Justinianus
- Semt
- Fatih / Sultanahmet
- sonrasında yeniden inşa edildi
- kubbe çöküşü, 558
Tarih
Bugünkü Ayasofya, Bizans imparatoru I. Justinianus'un emriyle 532–537 yılları arasında inşa edilmiş, aynı yerdeki üçüncü yapıdır; önceki iki bazilika yangınla yıkılmış, sonuncusu Ocak 532'deki Nika ayaklanmasında yanmıştır. Tasarımı matematikçi Tralleisli Anthemius ile mühendis Miletoslu Isidoros'a verilmiştir. Kilise 27 Aralık 537'de — çalışmaların başlamasından yalnızca 5 yıl 10 ay sonra — ibadete açılmıştır. 553 ve 557 depremleri kubbeyi çatlatmış, 558'deki depremde kubbenin doğu yarısı çökmüştür. Genç Isidoros (ilk mimarın yeğeni) kubbeyi öncekinden 6,25 m daha yüksek olarak yeniden örmüş ve çalışmalar 562'de tamamlanmıştır. 1453'teki İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed yapıyı camiye çevirmiş; minare, minber ve mihrap eklenmiştir. 1573–1577 arasında Mimar Sinan duvarları güçlendirmek için payandalar yapmış, iki büyük batı minaresini ve II. Selim türbesini inşa etmiştir. Yapı 1931'e kadar cami, 1935'ten itibaren müze olarak kullanılmış; 24 Temmuz 2020'de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yeniden camiye dönüştürülmüştür.
Mimari
Ayasofya'nın merkezi kubbesi, Roma'daki Aziz Petrus Bazilikası'nın inşasına kadar bin yıldan fazla süre dünyanın en büyük iç mekânlı yapısı olma unvanını taşımıştır. Kubbenin çapı kaynaklara göre 31,24 ile 33,5 m arasında değişir (en sık 31,87 m verilir); zeminden yüksekliği 55,6 m'dir. Kubbe, pandantifler aracılığıyla dört büyük fil ayağına oturur — Ayasofya, mimari tarihinde tam pandantif sistemi uygulayan ilk yapılardan biri sayılır. Kubbe tamburunda açılan 40 kemerli pencere, kubbenin 'bir ışık halkası üzerinde yüzdüğü' ünlü etkisini yaratır. Yapı yaklaşık 76 × 70 m taban alanında oturur ve yaklaşık 10.000 kişi alır. İç mekân altın zeminli Bizans mozaikleri ve antik tapınaklardan getirilen sütunlarla süslüdür: sekizi Baalbek'teki Jüpiter Tapınağı'ndan (Lübnan), diğerleri Efes, Mısır ve Atina'dan taşınmıştır. 1453 sonrası eklenen dört minareden güneydoğudaki tuğladan Fatih dönemine, kuzeydoğudaki II. Bayezid'e, iki büyük batı minaresi II. Selim döneminde Sinan'a aittir. Ayrıca minber, hünkâr mahfili, mihrap ve 1847–49'da Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin yaptığı dev hat madalyonları eklenmiştir.
Bilgiler
- İnşaat yalnızca 5 yıl 10 ay sürmüştür (23 Şubat 532 – 27 Aralık 537) — bu ölçekteki bir yapı için olağanüstü kısa bir süre. en.wikipedia.org
- 558'deki kısmi çöküşün ardından Genç Isidoros, kubbeyi öncekinden 6,25 m (20 Bizans ayağı) daha yüksek olarak yeniden örmüştür; iç mekân 55,6 m yüksekliğindedir. en.wikipedia.org
- İki büyük batı minaresini 1570'lerde Mimar Sinan yapmıştır; yapımın II. Selim döneminde mi yoksa III. Murad döneminde mi sipariş edildiği konusunda kaynaklar ayrışır — büyük Osmanlı mimarı Bizans yapısını 24 payandayla şahsen sağlamlaştırmıştır. britannica.com
- Sekiz Korinth sütun, Justinianus tarafından yaklaşık 560 yılında Baalbek'teki (Lübnan) Jüpiter Tapınağı'ndan getirilmiş; diğer sütunlar Efes, Mısır ve Atina'dan taşınmıştır. en.wikipedia.org
- 24 Temmuz 2020'de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ayasofya, 86 yıl (1935–2020) süren müze statüsünün ardından yeniden camiye dönüştürülmüştür. britannica.com
Fotoğraflar